BİTKİ BİLGİLERİ

Doğal ve Organik Ürünler

Adaçayı

Adaçayı

Latince adı ‘Salvia Officinalis’ olan Adaçayı, ballıbabagiller familyasındandır. Anavatanı Akdeniz ve Ege’dir. Ülkemizde hemen hemen her bölgede doğal koşullarda yaygın olarak yetişir. Bazı yörelerde ‘Acı Elma Otu’ ve ‘Dişotu’ adlarıyla da bilinir. Griye çalan yeşil renkte yapraklarının aromalı kokusuyla ünlü, mor, mavi, pembe ya da eflatun renkli çiçekler açan çokyıllık çalı görünümlü bir bitkidir.

Yumuşak ve tatlı bir tada sahip olan adaçayı bir bitki familyası olmaktan çok daha fazlasıdır. Kendine has aroması ve kokusuyla yemeklere de ayrı bir lezzet katar. Hemen her türlü et yemeğinin sosunu zenginleştirir. Ayrıca her çeşit çorbada, omlette, patates yemeğinde tadını özgürce sergiler. Adaçayı ile farklı damak tatları yaratmak, harika soslar hazırlamak, salatalara müthiş lezzet katmak mümkündür. Asırlardır ‘Kutsal Bitki’ olarak çeşitli halk ve kültürlerin gönlünde taht kurmuştur.

Yaklaşık olarak 6000 yıl önce Mezopotamya’da şifa amaçlı kullanılan bitkilerin arasında olduğu yapılan kazılarda, elde edilen taş yazı tabletlerinde ortaya çıkmıştır. Bu tabletlerde adaçayından ve adaçayı türlerinden bahsedilmekte ve hangi hastalıklarda şifa amaçlı nasıl kullanılacağı anlatılmaktadır. Bu bilgiler, yeni nesillere aktarılarak günümüze kadar ulaşmıştır. Tıp dünyasının babası olarak kabul edilen Hipokrates, “Bahçesinde adaçayı ekili olan birisinin nasıl öldüğünü anlayamıyorum,” demiştir. Ünlü hekim Diyoscaride kanamalara, kesiklere, ateşlere, idrar yolları taşlarına, kadınların adet dönemi düzensizliklerine adaçayını önermiştir. 1600’lü yıllarda veba salgınından korunmak için kullanılmasıyla ününe ün katmıştır. Ortaçağda art arda sekiz sabah yenilirse sıtmaya iyi geldiğine, astımı tedavi ettiğine inanılırdı. Kurutulmuş adaçayı pipoya konulup içilirdi, taze yaprakları diş temizliğinde, diş eti hastalıklarında kullanılırdı. Adaçayı şansı simgeler. Ortaçağda evlerde ve bahçelerde adaçayının bulunmasının şans getirdiğine inanılmıştır. O dönemde yeni evlenenlerin, bebek sahibi olanların evlerinde adaçayı tütsüsü yakması bir ritüel halini almıştır.

Adaçayı bitkisinden; adaçayı çayı, adaçayı yağı, adaçayı tentürü, adaçayı ekstraktı, adaçayı macunu, adaçayı sabunu, adaçayı şampuanı, adaçayı likörü ve tütsüsü üretilir. Ayrıca içeriğindeki tanen ve uçucu yağların zenginliğiyle çok çeşitli ilaçların muhteviyatına girmiştir. Halk arasında adaçayı içmenin gaz söktürmeye, vücuda kuvvet vermeye, zararlı toksinleri vücuttan atmaya, karaciğeri temizlemeye, stresi azaltmaya, menopoz sonrası belirtileri hafifletmeye, hafızayı güçlendirmeye, kan şekerini düşürmeye, boğaz ve burun hastalıklarına iyi geldiğine inanılır. Uygun şartlarda kurutulan adaçayı, ağzı kapalı cam bir kavanozda, loş, serin ve kuru bir ortamda saklanıldığında ömrü 1 yıldır.

[1] Türkiye’de Bitkiler İle Tedavi_Prof.Dr.Turhan Baytop_(s142)

Hızlı İletişim
E-Bülten

Kampanya ve duyurularımızdan haberdar olmak için lütfen e-posta adresinizi yazınız.

Web Tasarım